Kehribar Nedir? Kehribarın Faydaları Nelerdir?

kehribar

Amber olarak da bilinen kehribar Neolitik çağlardan beri rengi ve doğal güzelliğiyle ilgi çeken, fosilleşmiş ağaç reçineleridir. Antik çağlardan günümüze kadar değerli bir taş olarak kullanılan kehribar, takı gibi çeşitli dekoratif objelerin yapımında da kullanılmaktadır. Ayrıca halk arasında bazı hastalıkları iyileştirmek için de kehribardan faydalanılmaktadır.

Kehribar Nasıl Yapılır?

Bir ağacın dalı veya gövdesi zarar görürse, kırılırsa, yarılırsa ya da çatlarsa, altta bulunan kabuksuz kısımlar yağmur, rüzgar ve çeşitli mikroorganizmalar gibi dış etkenlere karşı savunmasız bir halde kalır. Savunmasız kısımlarda reçine üretilerek bu kısımların dış etkilere karşı zarar görmemesi sağlanır. Reçine üretmek, bir ağacın bir nevi savunma mekanizması gibidir. Reçine sayesinde böcekler, bakteriler ya da rüzgarlar, ağacın taze kısımlarına zarar veremez.

Sponsorlu bağlantılar

Kehribar, yumuşak ve yapışkan bir ağaç reçinesi olduğu için hayvansal ve bitkisel materyaller içerebilir. Heterojen bir bileşime sahip olan kehribar, az miktarda alkol, eter ve kloroform içerir. 200° C'nin (392°F) üzerinde ısıtılan kehribar parçalanır ve "kehribar kolofoni" olarak bilinen siyah bir kalıntı oluşur.Bu kalıntı terebentin yağı veya keten tohumu yağı içinde çözüldüğünde "kehribar vernik" veya "kehribar lak" meydana gelir.Bir yağ banyosunda kademeli olarak ısıtıldığında, kehribar yumuşak ve esnek hale gelir.

Pek çok ağaçta reçine üretilir, ancak bu reçinelerin çoğufiziksel ve biyolojik süreçlerde parçalanarak yok olur. Güneş ışığına, yağmura, bakteri ve mantarlar gibi mikroorganizmalara ve aşırı sıcaklıklara maruz kalmak reçinenin parçalanmasına yol açar. Reçinenin kehribar haline gelmesi için uzun süre dayanması ve bu tür çevresel şartlara karşı dayanıklı olması gerekir.

Kehribar Çeşitleri

Kehribar pek çok farklı renkte olabilir. En çok kullanılan kehribar rengi sarı, turuncu ve kahverengidir. Nadir de olsa kırmızı kehribar, yeşil kehribar ve mavi kehribar da yapılmaktadır. Sarı kehribar, yaprak dökmeyen ağaçlardan elde edilen sert bir fosil reçinesidir ve ismine rağmen, saydam, sarı, turuncu veya kahverengi renkli olabilir. Baltık Denizi'nin güney kıyısında bulunan sarı kehribar, ticaret yoluyla Orta Doğu ve Batı Avrupa'ya ulaşmıştır. Sarı kehribar tütsülerde, süslemelerde ve takılarda kullanılmaktadır.

Kehribar doğal güneş ışığında veya tamamen ultraviyole ışık kaynağında mavi renge döner. Uzun dalga UV ışığında, neredeyse beyaz olan çok güçlü bir yansıması vardır. Yılda sadece 100 kg mavi kehribar elde edilebilmesi, onun çok değerli ve pahalı olmasına yol açar.

Ateş kehribar nedir?

Fenol, formaldehit ve boya gibi kimyasal bileşenlerden oluşan ateş kehribarda elyaf yoktur, bu nedenle görünüşü saydamdır. Daha çok tespih yapımında kullanılan ateş kehribarı üretmek için kullanılan malzemeler kolay bulunamadığı için ateş kehribar fiyatları oldukça pahalıdır.

Toz kehribar nedir?

Sıkma kehribar yapılan imalathanelerde işleme esnasında çıkan tozlar, kimyasal yöntemlerle yapılandırıldığında toz kehribar elde edilir. Hediyelik tespihlerde sıkça kullanılan toz kehribar, kolay elde edilen ve maliyeti pahalı olmayan bir kehribar türüdür.

Damla kehribar nedir?

Tropik ya da yarı tropik ormanlarda yetişen ağaçlarda salgılanan fosilleşmiş reçineler, damla kehribardır. Daha çok kozalaklı ağaçlardaki reçineden oluşan damla kehribar, pek çok bölgede bazı hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır.

Sıkma kehribar nedir?

Laboratuvarlarda üretilen yapay reçineler sıkma kehribardır. Kehribara çeşitli kimyasal maddelerin eklenmesiyle elde edilen sıkma kehribar, normal kehribara benzer fakat yapısı kehribardan çok farklıdır. Sıkma kehribardan elde edilen tespihler kullanıldıkça renk değiştirir. İşlenmesi kolay olduğu için normal kehribar tespihlere göre sıkma kehribar tespih fiyatları oldukça uygundur. İşçiliğe göre fiyat artabilir. Osmanlı döneminden beri kullanılmakta olan sıkma kehribar tespihler, günümüzde de sıkça kullanılmaktadır.

Kehribarın Faydaları Nelerdir?

Kehribar organizmanın başka şekilde fosilleştirilemeyen kısımlarını koruyan eşsiz bir koruyucu moddur. Bu nedenle, ekosistemlerin yanı sıra organizmaların yeniden yapılandırılmasında da yararlıdır.

Kehribar DNA'yı korumak için elverişlidir, içinde hapsolmuş organizmaları stabilize edebilir. 1999'da yapılan bir araştırmada kehribarın içinde görülen bir DNA'nın, en ideal koşullarda yaklaşık 1 milyon yıllık tahminlerin çok ötesinde olabileceği ortaya çıkmıştır. Araştırmacılar bu DNA’nın yaklaşık 100 milyon yaşında olabileceğini tahmin etmektedirler.

Boyna takılan kehribar kolyelerin boğaz ağrılarına, bademciğe ve tiroit problemlerine iyi geldiği düşünülmektedir. Şifalı taş olarak piyasaya sürülen kehribar taşı, guatr hastalığını önler, astım ve bronşit gibi solunum yolu ile ilgili rahatsızlıkları iyileştirir. Kehribarın ayrıca alerjilere de iyi geldiği bilinmektedir. Romatizmal ağrılar ve sindirim sorunlarında da kehribarın iyileştirici gücünden faydalanılmaktadır.

Kehribar Nerelerde Kullanılır?

Kehribar 13 bin yıl öncesinden bu yana mücevher olarak kullanılmaktadır. Mycenaean mezarlarında ve Avrupa'nın her yerinde kehribar süsleri bulunmuştur. Bugüne kadar sigara ve cam üfleme ağızlık üretiminde kullanılmaktadır. Kehribarın kültür ve gelenek içindeki yeri ona turizm değeri kazandırır.

Kehribar doğru koşullarda ısıtılırsa, kehribar yağı üretilir ve bu, "yapay misk" üretmek için nitrik asitle birleştirilir. Kehribar kokusu tuhaf kokulu bir reçinedir. Fosilleşmiş kehribar çok az koku ürettiği için parfümlerde pek kullanılmaz. Parfümeride kehribar diye piyasaya sunulan kokular sıklıkla fosillerin zengin altın sıcaklığını taklit etmek için üretilir ve patentlenir.

Kehribar Nerede Bulunur?

Kehribar en çok Rusya’nın Kaliningrad bölgesinde yer alır. Dünya’daki kehribar yataklarının %90’ı bu bölgededir. Avrupa’daki kehribar yatakları ise en çok Ukrayna, Romanya, İsveç, İngiltere ve Hollanda’dır.

Kehribar Taşının Zararları Nelerdir?

Özellikle son dönemlerde bebeklere diş kolyesi adı altında takılan kehribar kolyeler, sanılandan çok daha zararlıdır. Kolyedeki kehribar taşların yutulması halinde bebeğin nefes borusu tıkanabilir ve ani ölümlerle karşılaşılabilir.

Kehribar taşlarında doğal olarak bazı yağlar vardır. Bu yağlar nedeniyle yetişkinlerde pek çok hastalık iyileştirilebilmektedir. Kehribardaki doğal yağların içindeki Suksinik asit vücutta emildiğinde ağrılar azaltılabilir. Fakat durum bebekler için aynı değildir. Bebeklerin teni daha hassastır bu nedenle bu asit, bebekler için zararlı olabilir. Suksinik asit irritan bir özelliğe sahip olduğu için bebeklerin cildini tahriş edebilir.

2.5 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 Oylar 2.50 (3 Oylar)