Normal Doğum mu? Sezeryan Doğum mu?

Sevgili anne adayları ve kıymetli eşleri,

Bu yazımızı okumaya geldiyseniz eğer, muhtemelen ya çocuk sahibi olmayı planlıyorsunuz, yada zaten gebelik sürecinde olup, doğumu bekliyorsunuz demektir. Bununla birlikte konu hakkında araştırma yapmaya gelmiş olan ziyaretçilerimizde olabilir.

Bu amaçla normal doğum ve sezeryan doğum arasında ne gibi farklar olduğuna kısaca değinerek merakınızı gidermekle birlikte, burada kaleme aldığımız makalemizin tıbbi ve tedavi amaçlı bir yazı olmadığını özellikle vurgulamak isteriz.

Birçok jinekolog, normal doğumun anne ve bebek sağlığı açısından önemli olduğu için normal doğumu önermektedir. Ancak doğum hadisesi sırasında, anne ve bebeğin risk altında olduğu durumlarda kaçınılmaz olan sezaryen doğumun yapılabileceğini belirtmektedir. Ülkemizde Sağlık Bakanlığı’ da bu konuya el atarak Devlet hastanelerinde ve bağlı kuruluşlarda SGK’lı hastaların sezeryanla doğumunu gerekli izinlere bağlamış ve belli kısıtlamalar getirmiştir. Dolayısıyla eskiden tercih meselesi olan doğum şekli, artık Kadın Hastalıkları Uzmanları tarafından gerekli görüldüğü durumlarda yapılmaya başlanmıştır.

Anne adaylarının daha az doğum sancısı çekmek için tercih ettikleri sezeryanla doğum her ne kadar önerilmese de özel hastanelerin bir kısmında isteğe bağlı olarak yapılmaktadır. Bu konuda uzmanların uyarılarını dikkate almak ve doğumdan sonra yaşanılacak süreci de düşünerek karar vermek en doğrusu olacaktır. En önemlisi de bu tercihin anne ve baba adayına değil uzman hekimin değerlendirmesine bırakılmasıdır.

Normal Doğum Nasıl Gerçekleşir?

Normal doğumu kısaca tarif edecek olursak; annenin hissettiği kasılmalarla başlar ve “amnion” sıvısının dışarıya boşalmasıyla devam eder. Kasılmalar ilk anlarda uzun aralıklarla olsa da doğuma yaklaşıldığında bu aralık çok kısalır ve rahim ağzının uygun açıklığa gelmesi beklenir. Rahim ağzı istenilen açıklığa gelmediği durumlarda anne adayına suni sancı verilerek rahim ağzının açılması kolaylaşır. Normal doğumun süresi kişiden kişiye değişlik gösterebilir. Genel olarak 2 saat ile 17 saat arasında gerçekleşmektedir. Normal doğum, bebek doğana kadar zorlu bir süreç gibi görünse de doğum gerçekleştikten sonra annenin kendini daha çabuk toparladığı tespit edilmiştir. Böylece anne ve bebek arasında ki bağı kurulması da daha hızlı gerçekleşir.

Bu şekilde baktığımızda normal doğum 3 evrede gerçekleştiği söylenebilir.

  • Birince Evre: Kapalı olan rahim ağzının gelen kasılmalarla birlikte 10 santimetreye kadar açıldığı dönemdir. Bu evre normal doğumun en uzun evresidir ve yaklaşık olarak 8-10 saat arası sürebilir.
  • İkinci Evre: Rahim ağzının istenilen açıklığa geldiği dönemden doğumun gerçekleşmesine kadar süren evredir ve yaklaşık olarak 1.5 saat sürer. Hamile kadının ıkınmaları ne kadar düzenliyse o kadar çabuk doğum gerçekleşebilir.
  • Üçüncü Evre: Bebeğin doğmasının ardından plesantanın çıkmasına kadar geçen süredir. Genellikle yarım saat sürer ancak bazı durumlarda bir saati de bulmaktadır. Plesantaın tam olarak çıkması annenin sağlığı açısından büyük önem taşır. Aksi halde rahimde kalacak plesanta parçaları nedeniyle kanama artışı yaşanır ve daha sonra iltihabik rahatsızlıklar ortaya çıkabilir. Eğer bu evrede “perineye kesi” yapılmışsa dikişi yapılır ve annenin geçirdiği en rahat dönem olduğu söylenebilir.

Anneler bu evrede genellikle rahatlama, mutluluk ve yorgunluğu aynı anlarda hisseder. Doğum yapan anne, istirahat etmesi için odasına alınarak bir saat sonra kanama kontrolü, tansiyon, nabız ve diğer kontrolleri yapılır.

Sezeryanla Doğum Nasıl Olur?

Sezeryanla doğum, cerrahi bir operasyonla yapılan aslında bir batın ameliyatıdır. Her tür ameliyatta olduğu gibi birçok riskleri de beraberinde taşır. Bu nedenle en son tercih edilecek bir doğum yöntemidir diyebiliriz. Ancak anne ve bebeğin sağlığının tehlikeye girmesi durumunda sezeryan tercih edilmelidir.

Sezeryan, batın cildine açılan 7 kesikle birlikte batın boşluğuna girilerek ana rahmindeki bebeğin dışarıya çıkarılmasıdır. Plesantanın çıkarılmansın ardından kesilmiş olan dokular uygun bir şekilde dikilerek batın bölgesi kapatılır. Çoğunlukla genel anestezi verilerek yapılan ameliyatta bazı durumlarda lokal anestezi veya epidural anestezi tekniği uygulanarak da yapılmaktadır. Epidural anestezi, sadece belden aşağı olan bölgenin ağrı duygusunun yok edilmesi ve bilincin açık olması şeklinde uygulanmaktadır.

Normal Doğum İle Sezeryanın Farkı Nedir?

Normal doğum (NSD) ile sezeryan doğum (SCA)birer doğum şekli olup, her birinin kendi içinde avantaj ve dezavantajları vardır. Doğum şekline karar verirken bu ayrıntıların göz önünde bulundurulması gerekir.

  • Gebelik takibi yapan hekimin doğum şeklinin nasıl olacağı hakkında kesin bir öneride bulunabilmesi için gebeliğin 36. ve 37. Haftalarında mümkün olmaktadır.
  • 37. Haftada yapılan muayene neticesinde anne adayının normal doğum yapabileceği kanaat getirilirse 40. Haftaya kadar beklenir.
  • Hatta bu süreye ek bir 10 günlük gecikme süresi de eklenmektedir. 9 ay 10 günlük süreyi doldurmuş olduğu halde normal doğum hala gerçekleşmiyorsa o zaman anne sezeryana alınmaktadır.
  • Ayrıca eğer 37. Haftada yapılan klinik muayene sonucu bebek aşırı kilolu veya normal doğum pozisyonuna henüz gelmemişse bu durumda planlı bir şekilde uzman hekim tarafından sezeryan doğum önerilmektedir.
  • Eğer sezeryan doğum bu şekilde planlı olarak yapılacaksa 40. haftadan 10-15 gün önce gebelik sonlandırılarak doğum gerçekleştirilir. Bunun nedeni 40. haftada normal doğum hadisesinin başlama ihtimali ve annenin risk altına girme olasılığıdır.

Sezeryanla normal doğum arasındaki farkları şöyle sıralayabiliriz:

  • Doğum fizyolojik bir hadisedir ve mecbur kalınmadıkça ameliyat yöntemi tercih edilmemelidir. Bunun nedeni normal doğum yapan annenin doğumdan hemen sonra kendini daha çabuk toplayarak hastaneden hemen çıkabilmesidir.
  • Sezeryan doğum yapan bir kişi ise en az 2-3 gün hastanede gözetim altında tutulmakta ve bu durumda bebeğiyle pek fazla ilgilenememektedir.
  • Normal doğum yapan anne hemen bebeğini emzirmeye başladığı için bebeğiyle duygusal bağı çok kısa süre içinde kurabilir.
  • Hâlbuki sezeryanla doğum yapan bir anne cerrahi bir operasyon geçirdiği için kendisinin de bakıma ihtiyacı vardır ve bebeğiyle sağlıklı bir bağı daha geç kurabilmektedir.
  • Normal doğumda perine dikişleri dışında başka bir cerrahi müdahale olmadığı için iltihap riski oluşmaz.
  • Ancak sezaryenle doğumda derin kesiklerle yapılmış bir ameliyat söz konusu olduğu için bu kesiğin bir komplikasyona maruz kalma olasılığı daha fazladır.

Sezeryan Doğum Ne Zaman Tercih Edilmeli?

  • Annenin kemik yapısının dar olması. Ancak bu değerlendirme hamileliğin son haftalarında ve hatta mümkünse doğum başladığı anda yapılması daha uygun görülmektedir.
  • Bebeğin ters olarak geliyor olması. Yani başı ile değil de popusu ile doğum kanalına girdiği durumlarda
  • Plasentanın önde olması veya bebeğin doğumundan önce ayrılması
  • Bebeğin çok kilolu olması. Yani 4 kilo ve üstü olan bebekler
  • İkiz ve üçüz gebeliklerde ilk doğacak bebeğin poposunun önde olması durumlarında
  • Kordonun bebeğin boynuna dolanması veya bebeğin başının önünde olması
  • Kalp hastalığı, yüksek tansiyon ve bel fıtığı gibi annenin ıkınmasının tehlikeli olduğu durumlarda
  • Bebeğin suyunun azalması veya erken boşalarak normal doğumun sakıncalı olabileceği durumlarda
  • Annenin daha önce vajina daraltıcı operasyon, myom operasyonu ve sezeryan yaptırmış olması
  • Annenin genital bölgesinde HPV ve herpes gibi virüs enfeksiyonlarına rastlanmış ise
  • Doğum eyleminin ilerlememesi durumlarında
  • Normal doğum başladıktan sonra bebeğin kordonunun vajinaya inmesi
  • Bebeğin kalp atışlarında ki yavaşlama ve durma gibi hadiselerin yaşandığı durumlarda sezeryanle doğum tercih edilmelidir.

Normal Doğumun Avantajları Neler?

  • Normal doğum bebeğin vajinal yol ile doğurtulması durumu olduğu için anne birkaç saat içinde kendini toplayabilmekte ve 24 saat içinde hastaneden çıkabilmektedir.
  • Doğum esnasında kasılmaları sağlayan “oksitosin hormonu” anne sütünün gelmesini uyarmakta ve anne bebeğini hemen emzirebilmektedir.
  • Anne ve bebek arasındaki duygusal bağ daha çabuk kurulur.
  • Annenin kanaması daha azdır.
  • İltihap riski yok denecek kadar azdır.
  • Normal doğumda çekilen ağrılar bebeğin doğumuyla birlikte kaybolur.
  • Normal doğumdan sonra sık sık hastaneye gitmek zorunda kalınmaz
  • Ekonomik anlamda daha az maliyetlidir.
  • Normal doğumun bebek için olan faydası ise, doğum esnasında sıkışıp büzülen akciğerlerin nefes alıp vermeye daha çabuk uyum sağlamasıdır.

Normal Doğumun Dezavantajı Var mı?

Normal doğum her ne kadar doğal yollarla gerçekleşse de az da olsa bazı riskleri barındırdığı görülmüştür. Bunlar;

  • Normal doğumdan kaçınan annelerin büyük bir çoğunlu doğum sırasında çekilen ağrılardan kurtulmak için sezeryanı tercih etmektedir. 
  • Normal doğum sırasında atılan kesiklerin fazla olması durumlarında, ileride dışkı tutamama veya vajinadan dışkı gelme gibi durumlarla karşılaşılabilir. Bu durumlar ise uzun bir tedavi sürecinin ardından normale döndürülmektedir.
  • Nadiren de olsa, normal doğum sonrası “sistosel” denilen rahim sarkması durumlarıyla karşılaşılabilir. Bu durumda idrar tutamama gibi sorunlara yol açar.
  • Normal doğumdan kaçınan anneler, doğumun ne zaman ve ne şekilde gerçekleşeceği konusunda belirsizlik yaşayabilmekteler. Bu da normal doğum esnasında yaşanabilecek olası aksiliklerle bebeklerinin sağlığından endişe etmelerinden kaynaklanır.
  • Ancak günümüz teknolojinde doğum esnasında yaşanılacak riskler yok denecek kadar minimum düzeye indirilmiştir.

Sezeryan Doğumun Sakıncaları Nelerdir?

  • Her ne kadar bir doğum hadisesi gibi basit görülen sezeryanla doğum, anestezi uygulanarak yapılan bir cerrahi müdahale olduğu için diğer ameliyatlarda ki tüm riskleri taşıdığı unutulmamalıdır.
  • Bu nedenle ameliyatta ve ameliyat sonrası oluşabilecek tüm komplikasyon riskleri sezaryanda de mevcuttur.
  • Sezeryanla doğum yapan annenin hastanede kalış süresi uzun olmaktadır.
  • Sezeryan ameliyatı bittikten sonra da annenin ağrıları devam etmektedir.
  • Dikişlerin açılması veya iltihaplanma gibi sorunlarla karşılaşılabilir.
  • Annenin sezaryenden sonra bebeğiyle ilgilenmesi bir iki saati bulmakta ve annenin kendi beslenmesi ise beş altı saat sonra olmaktadır.
  • Anne ile bebek arasındaki o duygusal bağ daha geç kurulur.
  • Annenin sütünün gelmesi gecikebilir.
  • Annenin normal yaşantısına geri dönmesi bir haftayı bulmakta ve hatta yattığı yerden doğrulmakta bile güçlük çekmektedir.
  • Son olarak da eğer özel bir hastanede sezeryan yapılması planlanmışsa oldukça yüksek maliyetler ödemeniz gerekebilir.

Sezeryanın Avantajları Var mı?

Sezaryenle yapılan doğum ile normal doğumla kıyaslandığında sezaryenin hiçbir avantajı bulunmamaktadır. Sezaryen, annenin ve bebeğin normal doğuma elverişli olmadığı durumlarda tercih edilmesi gereken bir doğum şeklidir. Anne ve bebek için risk taşıyan durumlar doğumdan önce veya doğum esnasında fark edildiği takdirde sezeryanla doğum faydalı olacaktır.

Normal Yada Sezeryan Doğuma Nasıl ve Kim Karar Vermelidir?

Bu süreç tamamıyle hekiminizin vereceği karara bağlıdır. 

  • Öncelikle takipte olduğunuz Kadın Doğum Uzmanları sağlığınıza dair her türlü  detayı bileceği için ilk kararı takipte olduğunuz hekime bırakınız. 
  • İkinci olarak doğum anı her an gelebilir. Ani bir şekilde doğum sancısı ile Hastaneye başvurduğunuzda yine sizi doğuma alan hekim karar verecektir hangi tür doğum olacağına. 

Dolayısı ile her iki doğum şeklinde de karar sadece hekime ait olmalıdır kanaatindeyim. Ancak yine de sizler de anne adayı olarak talebinizi hekiminize iletebilirsiniz. Ancak yinede karar yasal mevzuatlar kapsamında hekiminize ait olmalıdır. 

© 2019 Yeni-kimlik.com Tüm hakları saklıdır.