İttihat ve Terakki Cemiyeti Nedir? Nerede Ne Zaman Kuruldu?

Türkiye’de kurulan ilk siyasi parti olma unvanını taşıyan İttihat ve Terakki Cemiyeti, 1889 tarihinde, İttihad-ı Osmani adı altında gizlice kurulmuştur. Cemiyetin amacı II. Abdülhamit Han’ı tahttan indirmek ve Meşruti yönetim şeklinin yürürlükte olmasını sağlamaktı. Cemiyet, hücre şeklinde örgütlenerek çalışmalarını yürütmüş ve üye sayısını oldukça arttırmıştır. Çalışmalarını gizli bir şekilde yürüten İttihat ve Terakki Cemiyeti kısa sürede büyüyerek, Avrupa’da bulunan Osmanlı aydınları ile iletişim kurmuş ve bir süre sonra da iyice güçlenerek II. Abdülhamit ve yönetimini tehdit edebilecek güce ulaşmışlardır. Birçok ayaklanma, kanlı çatışmalardan sonra 31 Mart vakası gerçekleşmiş ve 24 Temmuz 1908 günü Kanuni Esasi tekrar yürürlüğe girmiştir. Meclis-i Meb’usan’ın açılmasından sonra İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin siyasi hayat üzerindeki etkisi bir ölçüde kırıldıysa da cemiyetin ileri gelenlerinin birçoğunun mebus olması nedeniyle dolaylı yoldan kontrol sürmüştür. 1909 yılında gazeteci Hasan Fehmi Beyin Galata Köprüsü üzerinde ayaklanmasından sonra II. Abdülhamit tahttan indirilmiştir ve yerine V. Mehmet Reşat getirilmiştir. Osmanlı İmparatorluğu’nun Birinci Dünya savaşına girmesi hem Osmanlı İmparatorluğu’nun, hem de İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin sonu olmuştur.

İttihat ve Terakki Cemiyeti Nedir?

Osmanlı İmparatorluğu’nun kötü gidişatının tek sorumlusu olarak sultan II. Abdülhamit Han olduğunu düşünen ve bu durumu halka anlatabilmek ve ülkeyi içine düşmüş olduğu kötü durumdan kurtarabilmek için kurulmuş olan cemiyet tanımı, İttihat ve Terakki Cemiyeti nedir, sorusuna verilecek en basit cevabıdır. Cemiyet, gizli bir şekilde örgütlenmesine rağmen 1893 yılında 900’den fazla üyeye ulaşarak hızlı bir şekilde büyümüştür. Büyük bir gizlilik içinde faaliyetlerine devam eden İttihat ve Terakki Cemiyeti üyeleri, öğrencilerine Namık Kemal’in yazılarını okutarak, milli duyguların gelişmesini sağladılar. Cemiyet üyeleri okulun yanındaki odunlukta toplanarak toplantılar yapıyorlardı. Bu toplantılara Hatap Kıraathanesi adı verilmekteydi. Bu toplantılarda, öğrenciler yönlendiriliyordu. Osmanlı tarihindeki 1908 ve 1918 yılları arasındaki dönem, İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin siyasi anlamda en faal olduğu dönemdir. Bu dönemde, Türk ve Arap milliyetçiliği ortaya çıkmış, Orta Doğuda yeni devletler ortaya çıkmış, Osmanlı Devleti dağılma dönemine girmiş ve Libya’da antiemperyalist direniş baş göstermiştir. İttihad-i Osmani Cemiyeti olan örgütün adı 1895 yılında hazırlanan bir tüzük ile İttihat ve Terakki Cemiyeti olarak değiştirilmiştir. Cemiyet içerisindeki toplumsal ve etnik çeşitlilik nedeniyle fikir tutarlılığı sağlamak amacıyla bu nizamname hazırlanmıştır. Cemiyet üyeleri 1896 yılında sultanı devirmek için bir darbe planı hazırladılar. Ancak, sultan muhbirleri aracılığı ile bu darbe planını öğrendi ve tertipçilerin yakalanması için emir verdi. Yakalanan Cemiyet üyeleri yargılandıktan sonra sürgün cezasına çarptırıldılar. Üyelerden bir kısmı yurt dışına kaçtılar. Faaliyetlerine yurtdışında devam eden cemiyet üyeleri, İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin daha da büyüyerek yurda yayılmasını sağladılar. Cemiyetin yurtdışındaki üyelerinin arası pek de iyi değildi. Bunu fırsat bilen II. Abdülhamit Han, Cenevre’ye Mizancı Murat Bey ile görüşmesi ve ikna etmesi için Ahmed Celaleddin Paşa’yı göndermiştir. Paşa, ikna konusunda başarılı olmuş ve Mizancı Murat Bey ve mahiyetindekiler İstanbul’a dönerek padişahın hizmetine girmişlerdir. Bu ayrılma jön Türkler ve ittihat ve Terakki için büyük bir darbe olmuştur.

İttihat ve Terakki Cemiyeti Nerde ve Ne Zaman Kurulmuştur?

Osmanlı İmparatorluğu’nun dağılma dönemi içinde önemli bir yere sahip olan İttihat ve Terakki Cemiyeti 1889 yılında kurulmuştur. Bu cemiyet 1850’li yıllardan itibaren varlık gösteren Genç Osmanlılar ya da diğer bir değişle Jön Türkler isimli oluşumun devamı niteliğindeki bir kurumdur. Bu cemiyet ideolojik olarak Türkçülüğü benimsemiş bir cemiyettir. 1889 yılında kurulan İttihat ve Terakki Cemiyeti gizlice örgütlenerek varlığını sürdürmüş ve 1908-1918 yıları arasında siyasi iktidarı elde etmiştir. İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin temelleri Askeri Tıbbiye Mektebinde atılmıştır. İttihat ve Terakki Cemiyeti kurucuları arasında, İbrahim Temo, İshak Sükûti, Konyalı Hikmet Emin Bey, Cevdet Osman, Giritli Şefik, Hüseyinzade Ali Bey, Abdullah Cevdet, Çerkes Mehmed Reşit, Kerim Sebati, Selanikli Nazım Bey, Mekkeli Sabri Bey ve Şerafettin Mağmumi gibi isimler bulunmaktadır. Cemiyet ilk olarak İttihad’i Osmani adı ile kurulmuştur. Daha çok genç yaştaki bu öğrencileri bir araya getiren şey ülkenin içinde bulunduğu kötü durum ve bu durumdan sorumlu tuttukları 2. Abdülhamit’in tahttan indirilmesi ve Kanuni Esasinin tekrar yürürlüğe konulmasıdır. Bu amaç uğruna çalışmalarını sürdüren cemiyet, gizlice örgütlenerek büyümüş ve Avrupa’daki aydınlarla da iletişime geçerek onlardan aldığı destekle de 2. Abdülhamit yönetimini tehdit edecek bir güce ulaşmıştır. Bu süre zarfında birçok ayaklanma, çatışma ve kanlı olaylar yaşandıktan sonra tarihe 31 Mart olayı olarak geçen olay gerçekleşmiştir. Kısaca 31 Mart olayına değinmek gerekirse, Rumi takvime göre 31 Mart 1325, Miladi takvime göre ise 13 Nisan 1909 yılında gerçekleşmiş bir olaydır. Dini alet eden ve “Şeriat isteriz” diye slogan atan İttihat ve Terakki düşmanlarının başlattığı bir ayaklanmadır. Meşrutiyete karşı başlatılan bu gerici ayaklanma, İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin Selanik’te kurduğu ve “Hareket Ordusu” adı verilen bir orduyla İstanbul üzerine yürümesi ile bastırılmıştır. İsyanın bastırılmasından sonra toplanan Mebusan Meclisi, 2. Abdülhamit’in tahttan indirilmesine karar vermiştir. Yerine V. Mehmet Reşat tahtta çıkarılmıştır. Mehmet Reşat’ın zayıf kişiliği ve isyanın bastırılması İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin gücüne güç katmıştır. 1907 yılında Enver Paşa ile birlikte Kazım Karabekir İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin Manastır şubesini kurmuştur. Ayrıca 31 Mart olayını bastırmak için Hareket Ordusuna katılmıştır.

İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin Faaliyetleri

İttihat ve Terakki Fırkası olarak da anılan İttihat ve Terakki Cemiyeti, İlk kurulan siyasi parti unvanına sahiptir. Osmanlı’da birlik ve ilerleme cemiyeti olarak adlandırılan bu cemiyet, Avrupa’da ise Jön Türkler olarak anılmaktaydı. 2. Meşrutiyet’in ilanında önemli bir yere sahip olan cemiyet, bir müddet yönetimde egemenliği de sağlamıştır. Temel ideolojisi Türkçülük olan İttihat ve Terakki’nin kuruluş amacı ilk başlarda devlete yeni anayasal düzen getirmek iken sonraki süreçte iktidarı denetleyen bir topluluk halini almıştır. 1892 yılında iktidar partisi olmuşlardır. Partinin üyeleri İttihatçılar olarak adlandırılmış ve parti 1918 yılında kendi kendini sonlandırmıştır. İttihat ve Terakki dönemi liderlerinden Talat Paşa siyasetten sorumlu lider, Enver Paşa karadan sorumlu askeri lider ve Cemal Paşa’da denizden sorumlu askeri liderdir. İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin faaliyetleri arasında birçok konuya değinilebilir.

• II. Abdülhamit’e darbe girişimi; cemiyet üyelerinden olan Hacı Ahmet Bey önderliğinde II. Abdülhamit’e darbe girişimi hazırlığına başlandı. II. Abdülhamit’i tahttan indirerek V. Murat Reşat’ı tahta geçirmek istiyorlardı. Ancak, darbe gerçekleşmeden II. Abdülhamit bu planı öğrenip, sorumluların hepsini yakalatmış ve yargılayarak sürgün cezasına çarptırmıştır. Sürgüne gönderilen bu kişiler “şeref kurbanları” olarak anılmaktadır.

• I. Jön Türk Kongresi; Mısır prensi Lütfullah ve Sabahattin ve damat Mahmut Paşa oğulları Jön Türklere kongre önerisinde bulunmuşlardır. Paris’te düzenlenen bu kongre 4-9 Şubat 1902 tarihleri arasında gerçekleşmiş ve bu kongre I. Jön Türk Kongresi olarak adlandırılmıştır. Kongreye 47 kişi katılmış ve bu kongrede cemiyet ikiye ayrılmış ve bir sonuç alınamamıştır. Ahmet Rıza ve gurubu darbe girişimi için yabancı devletlerle anlaşma fikrine yanaşmamıştır.

• II. Jön Türk Kongresi; ilk kongrenin üzerinden 5 yıl geçtikten sonra 1907 yılında yine Paris’te ikinci kongre toplanmıştır. Kongreye Ermeni Devrimci Federasyonu ve muhalif guruplar da katılmışlardır. Kongreye Ahmet Rıza, Malumyan ve Prens Sabahattin başkanlık yapmıştır. Bu kongrede herhangi bir dış müdahaleden söz edilmemiştir. Tüm üyelerin birleştiği ortak nokta, II. Abdülhamit’in tahttan indirilmesi ve parlamenter düzene dayalı yeni bir yönetim şeklinin kurulması idi.

• 1908 Devrimi; İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin organize ettiği ve Selanik’te 1908 yılında gerçekleşen bir devrimdir. 23-24 Temmuz gecesinde Kanuni Esasinin yürürlüğe girmesine karar verilmiş ve sabahına da resmi gazete de yayınlanmıştır. Bu hareket, cemiyetin çetecilik yolu ile yönetimi ele geçirmesi olarak tarihe geçmiştir. II. Meşrutiyet döneminde etkin rol alan cemiyet, milliyetçi ve Batı yanlısı bir politika izlemiştir. Almanların etkisi ile I. Dünya savaşına girmek istemiş ve bu hem Osmanlı Devleti’nin, Hem de İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin sonu olmuştur.

İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin Amacı Nedir?

1908 yılında Meşrutiyet inkılabının gerçekleşmesine neden olmuş siyasi bir cemiyet olan İttihat ve Terakki Cemiyeti, I. Dünya Savaşı sonunda Osmanlı İmparatorluğu ile birlikte tarihin sayfalarında kaybolmuştur. İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin amaçları arasında, meşrutiyet idaresinin tesis edilmesi, hürriyet, eşitlik, mal ve can güvenliğinin meydana gelmesidir. İttihat ve Terakki Cemiyeti çok kısa zamanda kurulduğu Askeri Tıbbiye Mektebi’nin sınırlarını aşarak, İstanbul’un çeşitli semtlerinde komiteler kurmuştur. II. Abdülhamit’in bazı cemiyet üyelerini tutuklatıp sürgüne göndermesi bile İstanbul’daki aydın kesimlerin içindeki İnkılap fikrini öldürememiştir. 1905 yılında Şam’da kurulan ve Selanik’te yayılma teşebbüsü gösteren Vatan ve Hürriyet adlı cemiyetin kurucusu Atatürk İttihat ve Terakki Cemiyeti ile birleşmiştir. II. Abdülhamit, cemiyetin faaliyetlerini durdurmak için birçok yola başvursa da başarılı olamamıştır. Enver Paşa ve Niyazi Bey’in dağa çıkması, Manastır ve Selanik’ten saraya çekilen sert telgraflar Abdülhamit’i korkutmuş ve 24 Temmuz 1908’de Kanuni Esasiyi ilan etmek zorunda kalmıştır. Böylece cemiyet amaçlarına ulaşmıştır. Ancak bir süre sonra cemiyet içinde huzursuzluklar baş göstermiş ve birtakım ayrılıkçı zümreler türemiştir. Selanik’ten gelen hareket Ordusunun 31 Mart olayını bastırmasından sonra, İtalyanlar Trablusgarp’ı işgal etmişler ve Balkan Devletlerinin ani hücumlarda bulunması ülkeyi oldukça sarsmıştır. Almanların etkisinde kalan Enver Paşa İttihat ve Terakki ile ülkeyi savaşa sürüklemiştir.

İttihat ve Terakkinin 1. Dünya Savaşındaki Rolü Nedir?

Savaşın başlaması ile İttihat ve Terakki Cemiyeti hükümeti seferberlik ilan ederek savaş süresince yoğun güvenlik önlemleri almışlardır. Bu tedbirlerin başında ise Filistin bölgesinde Siyonist faaliyetler yürüten kişi ve kurumların tasfiyesidir. Ancak, bu durumdan rahatsız olan Siyonist çevreler Avrupa ve Amerika’da yoğun lobi faaliyetlerine başlamışlardır. Bunun üzerine, 1.Dünya savaşı sırasında Osmanlı Devleti aleyhine faaliyetler gösteren Siyonistleri kazanmak amacıyla Almanya’nın baskısı ve Talat Paşa’nın inisiyatifi ile bazı adımlar atılmıştır. Talat paşa, İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin önemli isimlerinden biri olan ve Yahudi kökenli olan Emanuel Karasu’yu Almanya’daki Yahudi cemiyetinin ileri gelenleri ile görüşmesi için görevlendirmiştir. Almanya’da yapılan görüşmelerde Osmanlı-İsrail Birliği projesinin hayata geçirilmesine karara verilmiştir. Ancak savaş sonrası reel durum bu projenin gerçekleşmesine olanak tanımamıştır. Siyonist çevreler savaş boyunca Osmanlı Devleti’nin mağlubiyeti için çalışmışlardır. Buna karşın İttihat ve Terakki’nin 1. Dünya Savaşındaki rolü, Siyonistlerin, Filistin’de bağımsız bir Yahudi Devleti kurmasını önlemek olmuştur. Bunun üzerine Siyonistler ve onların yerel destekçileri savaş süresince İngiltere’ye istihbarat sağlamışlar ve savaşın sonlarına doğru Osmanlı Devletine karşı bizzat savaşmışlardır.

© 2019 Yeni-kimlik.com Tüm hakları saklıdır.